Muammer Durmuş' un  çalışmalarında bir araya getirilmiş iki farklı yönelimin özümsenmiş ve damıtılmış yansımalarına tanık oluyoruz.
 
İlk yönelimde sanatçı, belirgin bir kompozisyon oluşturmada temel, vazgeçilmez öğe olan çizgiyi, uzam içerisinde farklı yönlerde dolaştırarak hem klasik bir geleneğe selam gönderiyor, hem de çizginin iki boyutlu bir düzlemde hacim yaratabilme mucizesini  ortaya koyuyor.İkinci durumda ise tamamen renk lekelerine dayalı bir soyutlamayı öngörüyor.her iki öğenin birbirini çektiği ve uzaklaştığı noktalar ise Durmuş' un yeni yapıtlarının arkasında yatan düşünceyi ortaya koyuyor.Gelişim içerisinde bazen alabildiğine derinlere doğru uzanan bir konstrüksiyon şeması dikkat çekerken, bazen de yüzeyden taşma eğilimi gösteren satıhsal bir vurgu ön plana çıkıyor.Aslında bu bahsettiğimiz ikinci durumun daha çok figür dokularda karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.yani tüm kurgu sizi derinlere çekmek üzere planlanmışken, bir anda gözünüze odaklanan bir figür yüzeyde kalmanızı telkinliyor.Bazı çalışmalarda ise düpedüz üç boyutlu bir hologram yaratılıyor, mimari mekanlar birkaç farklı açıdan ele alınarak uzamda çözünürlüğe kavuşturuluyor.
 
(MİLLİYET SANAT DERGİSİ-OCAK 1999)