Bir  imgenin, çizgi ve renkle biçimlendirilmiş görüntüsünün, hem doğaya ve gerçekliğe atıfta bulunması, hem de ağırlığından yalıtılmış olması, insandaki özgürlük ve mutluluk tutkusunu özendirici bir  eğilimi, yani iyimserlik yorumunu akla getirir.
 
Bir yapıtın anlaşılmasındaki gizin, her zaman anlaşılmaz olarak kalacağını öne süren Giacometti'nin ifadesiyle söylemek gerekirse; bir zamanlar sağ olduklarının unutulması için yeterince sağ kalmış olan ve bu diyardan tanıdık bir "işaret" bekleyenlerin, o "sakin kıyı" yı aşmalarını gerektirecek resimlerdir  Muammer Durmuş' un yaptıkları.O nedenle de , bir tasarım estetiğinin boyutlarıyla biçimlendirilmişlerdir.

     Doğa ve insan bileşkesi, Muammer Durmuş' un resimlerinde, belirleyici öğelerden biridir.Doğa insansız değildir; insan da doğa örgüsü dışında düşünülmüş bir varlık izlenimi yaratmaz. Böyle bir birliktelik yaşamın, bütünsel bir açıdan yansıtıldığı görüşünü güçlendirir.İçinde gezinilen, tadına varılan bir ortamdır doğ. boyaları yıpranmış, silik ve dolaylı bir eskizden yola çıkılarak oluşturulmuş izlenimi verse bile,Durmuş' un resimleri, ayrıntılı bir peyzajın görkemli büyüselliğini aşacak yaşam sevinciyle doludur, karamsarlığa meydan vermez,şiirsel esintileri çağrıştırır, bizi yaşamın odağına götürüp bırakır. Örtük bir sevinçtir Durmuş' ta tanık olduğumuz mutluluk mesajı; bu konudaki iletişim, görselliğin olanaklarıyla sağlanır. örneğin uçan bir kuşun, kağıttan kesilerek çıkarılmış gibi yalınç bir düzeye indirgenmiş görüntüsü, doğallığın karşı seçeneği olarak çıkar karşımıza.
 
(TERAKKİ VAKFI SANAT GALERİSİ 2001 YILI M. DURMUŞ KATALOĞU)