Muammer Durmuş' un resimleri, daha ilk bakışta insanı kendine çevirirken, albenisi olan resimler.Bunun nedenini sorduğumuzda, bu soru, bizi Muammer Durmuş' un resim anlayışını belirleyen ve bu resim anlayışının dışlaştığı resim ürünlerine sanat felsefesi açısından yaklaşmamızı sağlayan felsefi kavram ile söylenirse, temel kategorileri araştırmaya götürür.
 
Muammer Durmuş' un resimlerini bir sanat yapıtı olarak oluşturan ve onları varlıkça bir estetik değere bağlayan bu kategoriler nelerdir? Bu kategorilerin başında, hiç kuşkusuz Muammer Durmuş' un resimlerinde karşılaştığımız doğa elemanı ve doğaya bağlılık gelir. Çünkü, M. Durmuş' un resimlerinde hareket noktası temelde daima doğa varlığıdır.Bu anlamda, M. Durmuş' un bu doğa ressamı, hatta natüralist olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.Ancak, ne var ki, onun natüralizmi, dar anlamda, doğa biçimlerinin keten bezi üzerine yansıtılması demek olan bir natüralizm değildir.Tersine, onun doğa anlayışının temelinde, doğanın özgür bir yorumu düşüncesi bulunur.Bunu başka bir türlü söylersek, doğadan hareket eden Muammer Durmuş' un resimleri, doğanın resimsel dille özgür bir yorumu olur.Bu resimsel dil, özellikle kolorist bir eğilimin egemen olduğu bir anlatıma ulaşır.Bu anlatım içinde, dağ, deniz ve insan dediğimiz doğa objeleri, özellikle mavi-yeşil ve zaman zaman sarının da katılımıyla özgün bir akort, bir harmoni, M. Durmuş' un resimlerini bir baştan bir başa çevreler ve onlara bir müzikalite sağlamış olur.

     Resimlerinde böyle bir kolorist harmoniye ve müzikaliteye ulaşan M. Durmuş, yalnız bu kategori çerçevesinde kalsaydı, kuşkusuz resimleri yine özgün ve resimsel değeri olan yapıtlar olurlardı ama, bugünkü resim niteliğinden yoksun kalırlardı.Çünkü, M. Durmuş' un resmi, bu natüralizmi, bu kolorist harmoni ve müzikaliteyi tamamlayan ve resmi daha üniversal bir bütünlüğe götüren daha başka ve önemli kategorilere de sahiptir.Bu kolorist akordu tamamlayan kategorilerin başında ufuk elemanı gelir.M. Durmuş' un resminde doğa objeleri, arka planı olmayan, derinlik boyutundan yoksun yüzeysel görünüşler değildir., tersine mavi bir ufuk derinliği içinde yayılan ve canlılığı da bu ufuk derinliğinden alan objelerdir.Bu nokta, Muammer Durmuş için çok karakteristiktir.Çünkü, genelde kolorist verim tarzı, objeleri tablo yüzeyine yayan, yüzeysel bir resim tarzı olduğu halde M. Durmuş' un resminde, kolorizme rağmen, ufuk elemanının sağladığı bir derinlik resmi ortaya çıktığı gibi, bu derinlik ve resmi de hiç bir şekilde kolorist-akordu ortadan kaldırmamakta, tersine onunla bir sentez halinde birleşmektedir.

     Bu mavi-yeşil akordu ile ufuk elemanı sentezi, beraberinde yeni bir resimsel kategoriyi getirir.Bu kategori atmosferdir.çünkü, kolorist akort ve ufuk, M. Durmuş' un resminde tablo mekanını atmosfer ile doldurur.Burada atmosfer deyince, yalnız maddi havayı kastetmiyoruz.Gerçi M. Durmuş' un resminde resmin mekanını dolduran bir hava tabakası vardır ve resmi seyrederken, bu hafif, uçucu havayı da sanki teneffüs ederiz.Ama bunun dışında, atmosfer deyince, özellikle bir yaşantı mekanını kastediyoruz..bu yaşantı mekanı içinde, resmi seyredenin duygu ve düşünceleri, resim ile bu psikolojik atmosfer içinde bütünleşir.Böyle bir bütünleşme sürecinde, seyreden süje  ile resim arasındaki mesafe erir ve resim, bu yaşantı atmosferi içinde süjenin bir yaşam parçası olur.

     Böyle bir atmosfer, böyle bir yaşantı mekanı içinde, tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, objeler nesneler bir devinim, bir hareket içine girerler.Nesnelerin bu hareketi, klasik hareket kavramı anlamında olduğu gibi mekanda yer değiştirme olarak anlaşılmamalıdır.buradaki hareket objelerden kurulan yaşantı ilgisinin sürekli olarak değişmesini ifade eder.Bu nedenle, bir yaşantı süreci olarak hareketi de , M. Durmuş' un resimlerini belirleyen kategorilerden biri olarak anlıyoruz.

     Muammer Durmuş' un resmi, yukarıda dile getirdiğimiz kategoriler ekseni etrafında oluşur ve varlık kazanır.Resimlerinde bugüne kadar M. Durmuş, bu kategorilere büyük bir sadakatle bağlı kalmıştır.Bundan böyle de bu bağlılığı sürdürmesi beklenir. Çünkü bize göre, onun resminin başarısı bu bağlılıkta bulunur.ancak ne var ki, M. Durmuş' un son resimlerinde yeni bir eğilim, gizli de olsa kendini gösteriyor: Resme geometrinin sokulması eğilimi.Bu eğilim, henüz güçsüz ve resme genelde egemen olmadığı için , şimdilik M. Durmuş' un resminde  kolorist akort, yaşantı mekanı ve atmosfer kendine özgü varlığını koruyabiliyor.Ama, geometrileşme eğilimi ileride ağırlık kazandığında, bugün belli değer  skalası içinde kavradığımız M. Durmuş' un resimlerinde bulduğumuz kategoriler yerlerini yeni kategorilere bırakacağı gibi, değer skalası da tümüyle değişecektir.

     Resmin anlayışı bakımından bu yol ayrımının, Muammer Durmuş' un resminde bir kader sorununu beraberinde getireceğini şimdiden anımsatmak isteriz. (
 
RAMKO SANAT MERKEZİ 1990 YILI M.DURMUŞ KATALOĞU)