|
Muammer Durmuş'
un resimleri, daha ilk bakışta insanı kendine çevirirken, albenisi olan
resimler.Bunun nedenini sorduğumuzda, bu soru, bizi Muammer Durmuş' un resim
anlayışını belirleyen ve bu resim anlayışının dışlaştığı resim ürünlerine
sanat felsefesi açısından yaklaşmamızı sağlayan felsefi kavram ile söylenirse,
temel kategorileri araştırmaya götürür. Resimlerinde böyle bir kolorist harmoniye ve müzikaliteye ulaşan M. Durmuş, yalnız bu kategori çerçevesinde kalsaydı, kuşkusuz resimleri yine özgün ve resimsel değeri olan yapıtlar olurlardı ama, bugünkü resim niteliğinden yoksun kalırlardı.Çünkü, M. Durmuş' un resmi, bu natüralizmi, bu kolorist harmoni ve müzikaliteyi tamamlayan ve resmi daha üniversal bir bütünlüğe götüren daha başka ve önemli kategorilere de sahiptir.Bu kolorist akordu tamamlayan kategorilerin başında ufuk elemanı gelir.M. Durmuş' un resminde doğa objeleri, arka planı olmayan, derinlik boyutundan yoksun yüzeysel görünüşler değildir., tersine mavi bir ufuk derinliği içinde yayılan ve canlılığı da bu ufuk derinliğinden alan objelerdir.Bu nokta, Muammer Durmuş için çok karakteristiktir.Çünkü, genelde kolorist verim tarzı, objeleri tablo yüzeyine yayan, yüzeysel bir resim tarzı olduğu halde M. Durmuş' un resminde, kolorizme rağmen, ufuk elemanının sağladığı bir derinlik resmi ortaya çıktığı gibi, bu derinlik ve resmi de hiç bir şekilde kolorist-akordu ortadan kaldırmamakta, tersine onunla bir sentez halinde birleşmektedir. Bu mavi-yeşil akordu ile ufuk elemanı sentezi, beraberinde yeni bir resimsel kategoriyi getirir.Bu kategori atmosferdir.çünkü, kolorist akort ve ufuk, M. Durmuş' un resminde tablo mekanını atmosfer ile doldurur.Burada atmosfer deyince, yalnız maddi havayı kastetmiyoruz.Gerçi M. Durmuş' un resminde resmin mekanını dolduran bir hava tabakası vardır ve resmi seyrederken, bu hafif, uçucu havayı da sanki teneffüs ederiz.Ama bunun dışında, atmosfer deyince, özellikle bir yaşantı mekanını kastediyoruz..bu yaşantı mekanı içinde, resmi seyredenin duygu ve düşünceleri, resim ile bu psikolojik atmosfer içinde bütünleşir.Böyle bir bütünleşme sürecinde, seyreden süje ile resim arasındaki mesafe erir ve resim, bu yaşantı atmosferi içinde süjenin bir yaşam parçası olur. Böyle bir atmosfer, böyle bir yaşantı mekanı içinde, tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi, objeler nesneler bir devinim, bir hareket içine girerler.Nesnelerin bu hareketi, klasik hareket kavramı anlamında olduğu gibi mekanda yer değiştirme olarak anlaşılmamalıdır.buradaki hareket objelerden kurulan yaşantı ilgisinin sürekli olarak değişmesini ifade eder.Bu nedenle, bir yaşantı süreci olarak hareketi de , M. Durmuş' un resimlerini belirleyen kategorilerden biri olarak anlıyoruz. Muammer Durmuş' un resmi, yukarıda dile getirdiğimiz kategoriler ekseni etrafında oluşur ve varlık kazanır.Resimlerinde bugüne kadar M. Durmuş, bu kategorilere büyük bir sadakatle bağlı kalmıştır.Bundan böyle de bu bağlılığı sürdürmesi beklenir. Çünkü bize göre, onun resminin başarısı bu bağlılıkta bulunur.ancak ne var ki, M. Durmuş' un son resimlerinde yeni bir eğilim, gizli de olsa kendini gösteriyor: Resme geometrinin sokulması eğilimi.Bu eğilim, henüz güçsüz ve resme genelde egemen olmadığı için , şimdilik M. Durmuş' un resminde kolorist akort, yaşantı mekanı ve atmosfer kendine özgü varlığını koruyabiliyor.Ama, geometrileşme eğilimi ileride ağırlık kazandığında, bugün belli değer skalası içinde kavradığımız M. Durmuş' un resimlerinde bulduğumuz kategoriler yerlerini yeni kategorilere bırakacağı gibi, değer skalası da tümüyle değişecektir. Resmin anlayışı
bakımından bu yol ayrımının, Muammer Durmuş' un resminde bir kader
sorununu beraberinde getireceğini şimdiden anımsatmak isteriz.
( |